Muhteşem bir serinin ilk kitabı: Bildirge.

Başlıksız Belge

Günde iki kapsül içerek hepimizin hayalini kurduğu ‘sonsuz yaşam’ gerçek olmuş. Elbette beklenen enerji sorunlarıyla birlikte.

Sonsuz yaşam gerçek olmuş olmasına ama hiç ölüm olmadan yeni canlılar doğarken ciddi bir nüfus sıkıntısı baş göstermiş ve herkese sadece 1 çocuk yapma şansı verilmiş. Böyle de olmamış ve çocuk yapmak isteyen iki kişiden biri ancak kendi ölümsüzlüğünden vazgeçerse yeni bir canlı dünyaya getirebileceğini gösteren Bildirge imzalamış. 16 yaşına geldiğinde her birey bu kararı vermek zorundaymış. Ya çocuk yapmayıp Bildirge’yi imzalayacaklar, ya da çocuk yapıp kendi sonsuz hayatlarından vazgeçecekler. Hem Bildirge’yi imzalayıp hem çocuk yapanlar da hapse atılıyor, dünyaya getirdikleri canlı ise ‘Artık’ sıfatı altında Büyük Depo’ya, Yasallara çalışan olmak üzere gönderiliyor. Artıklara Artık Depolarında insanüstü muameleler yapılıyor ki okurken kanım dondu. Varolmayı bile hak etmediklerini düşünen Artıklardan biri da aslında Anna Covey olan, lakin Büyük Depo’da sadece Artık Anna olan, esas kızımız. Anna 2 yaşında bu Artık Deposuna gelmiş ve katı Bayan Pincent’in denetimi altında Kıymetli Mal olmak için canını dişine takmış. Ta ki Peter gelene kadar...


Anna’nın ailesini tanıdığını iddia eden Peter, Anna’nın gözüne girmeye çalışır. Büyük Depo’ya oldukça geç geldiği için dikkat çeken bir Artık olmasına rağmen, dik ve  meydan okuyan bakışları da uyum sağlamasına hiç yardımcı olmaz.


İşte buradan sonrası sürprizlerle dolu. Kitabın zevkini kaçırmamak için tek söyleyebileceğim şey, hazır olun!


Ayrıca kitapta diğer serilerde olmayan bir şey vardı, belirtmeden geçemeyeceğim. Dış görünüşler hakkında betimleme yoktu. Yani az çok vardı fakat uzun uzadıya, rol için aklıma bir ünlüyü getirebilecek bir betimleme yoktu. Bu bazıları için eksiklik tabii, lakin benim çok hoşuma gitti. Böylece Peter denilince aklıma dünya tatlısı bir çocuk değil, karakterli ve fedakar bir kişilik geliyor. Cidden eksikliğini hissetmedim betimlemelerin.


-İlk yorumumu da böylece tamamladım. Blog rağbet görürse devam edeceğim. Üslubumu beğendiyseniz takip etmenizi rica edeyim ve şu alıntıyla bitireyim:

 

‘’Kendisiyle Peter’ın gerçekten de aynı olduğunu fark etti. Birbirleri olmadan öyle yalnızlardı ki hiçbir şeyle başa çıkamazlardı. Nasıl çiçekler güneşe ihtiyaç duyuyorsa onlar da birbirlerine ihtiyaç duyuyordu.’’


Yorumlar

  1. bence çok başarılı bir yazı olmuş. ben de bir blog yazarı olarak beğendiğimi söyleyebilirim:)

    YanıtlaSil
  2. Okumayı düşündüğüm bir kitaptı. Üslubun gerçekten çok güzel, sayende okumaya kesin olarak karar verdim. Devamını bekliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten çok teşekkür ederim. Bunları duydukça daha çok yazıyorum :)

      Sil
  3. hayırlı olsunn :)
    güzel kitaptı bende okudum iyi anlatmışsın haklısın tasvir pek yoktu karakterleri gözümde canlandıramadım bende :)
    herhalde yazar bırakayım kendileri düşünsün demiştir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)
      Film haklarını falan da satmamış ya, bence kişisel değerlere daha çok önem veriyor. Ama tasvir edebildiğim Daemon'a nasıl aşıksam tasvir edemediğim Peter'a da aynı şekilde aşığım! :D

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İntiharını biraz daha matematik öğrenmek için erteleyen kaç çocuk tanıyorsunuz?

Bahis oynamama izin yok ama eğer olsaydı bütün paramı bu kitaba yatırırdım.